SÖĞÜTLÜ COĞRAFİ DURUM

SÖĞÜTLܒNÜN COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ

A) Coğrafi  Konumu: Söğütlü, Karadeniz  Bölgesinin    Doğu  Karadeniz  Bölümünde yer  alan  Gümüşhane  İli  Kelkit  İlçesine  bağlı  bir  Kasaba’dır. Matematiksel  konum  olarak  yaklaşık  41  derece  kuzey  paraleli  ile  34  derece  doğu  boylam  çizgisinin  kesiştiği  noktada  bulunur.İlk yerleşim yeri beldenin batısıdır.Yerleşme, nüfusun artması ve fiziki şartların zorlaması ile yukarıdan-aşağıya Kelkit Çayına doğru ilerlemiştir.Yerleşim yoğunluğu 1385-1370 mt. kotları arasında,Söğütlü Deresi boyunca oldukça düz bir alanda yayılmıştır.Belde Kelkit Irmağının güney batısındadır.Söğütlü deresi belde merkezinin ortasından geçerek kuzey yönünde Kelkit Irmağına karışır.           

          Kelkit’in güneybatısında bulunan Söğütlü ,kurulu  olduğu  coğrafi  yöre  açısından Kelkit,Şiran sınırında   merkezi   bir  konuma   sahiptir.Kelkit-Şiran-Erzincan  sınırında  yer  alan  Çimen  Dağlarını   güneydoğu-kuzeybatı  yönünde  yararak  geçen  Çambaşı çayının  ağız  bölümünde  yer alır. Söğütlü  içinden  geçip Kelkit  ırmağına  karışan  Söğütlü Çayı;Çambaşı deresi ,Gültepe  deresi ve  Ernek  yayla  suyu tarafından da  beslenir.Kasabanın  ortasından  geçen  Çay  belde  merkezini ikiye  ayırarak  dik   bir  biçimde  Kelkit  ırmağına  ulaşır.

          Kelkit Irmağının dar   boğaza  girdiği  bir noktada  kurulu  olan   Söğütlü,  coğrafi  öneminin  bir  sonucu  olarak  Kelkit  ve  Şiran  ilçe  merkezlerinin  çok uzağında  bulunan  köylere  güvenlik , sağlık , ulaşım , ticaret  ve  eğitim  alanlarında hizmet  veren  bir kasaba  haline  gelmiştir. Bu  köyler ; Şiran’ın  Kavaklıdere (Salut), Susuz  ve  Balıkhisar; Kelkit ‘in  Cemalli , Uzunyol , Gürleyik ( Mengüt),Yolçalı (Bahçecik) , Çağlar (Hasut),Gültepe (İğdiş), Sarışeyh ,  Başpınar ve  Eymir' dir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

         

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Söğütlü,Kelkit’in 18 km güney-batısında yer almakta ve bozuk bir stabilize yol ile İlçe merkezine bağlanmaktadır.Belde, Kelkit vadisi içinde bulunduğu ve vadiyle aynı seviyeye sahip olduğundan  yolları her mevsim ulaşıma açıktır. Belde’nin İl merkezi Gümüşhane’ye uzaklığı yapılan yeni yol dolayısıyla 76 km’ye inmiştir.İdari olarak Gümüşhane’ye bağlı olmakla birlikte,resmi işler dışında tüm işlerini Erzincan’dan yürütmektedir.

Söğütlü’den ;    Kelkit                    : 18 km

                                            Şiran                     : 17 km

                                            Gümüşhane          : 76 km

                                            Erzincan               :   88 km

                                            Ankara                  : 871 km

                                            İstanbul                : 1207 km

         

           Beldenin  güneyinde  ve  batısındaki  dağlar  ormanlarla  kaplıdır.Söğütlü,coğrafi konumu,ulaşım ağı ile irtibatı ve ekonomik açıdan yetersizliği ile fazla gelişememiş bir Kasaba özelliği taşımaktadır.           Bu açıdan çevresindeki yerleşim birimleriyle fazla bir iletişim sağlayamamıştır.         Yönetim,sosyal ve ticari açıdan  Kelkit’in etkisinde bulunmaktadır.Bu durumda kentsel kademeleşmede sıralama şöyledir.

             1.  Kademe Merkez                            Kelkit

             2.  Kademe Merkez                            Erzincan

             3.  Kademe Merkez                            Şiran

             4.  Kademe Merkez                            Gümüşhane

             5.  Kademe Merkez                            Ankara

             6.  Kademe Merkez                            Kocaeli

             7.  Kademe Merkez                            İstanbul

             8.  Kademe Merkez                            Antalya

             9.  Kademe Merkez                            İzmir

             10.Kademe Merkez                            Kırşehir

          B) Yüzey  Şekilleri:Gümüşhane’nin  güneyinde,Kelkit’in  güneybatısında  kurulmuş  olan  Söğütlü  yaklaşık  43  bin  dönüm  araziye  sahiptir.Deniz  seviyesinden  yüksekliği  1370  m  olup,derince yarılmış  vadiler  ve  engebeli  bir  arazi  şekli  gösterir.Kelkit  Irmağı’nın  doğusunda  ve  vadi  tabanında  kurulu  olan  Söğütlü  arazisinin  Ova  bölümünün  derinliği;doğu-batı  doğrultusunda  yaklaşık  7  km,kuzey-güney  yönünde  ise  5  km  uzunluğundadır. Arazi  topoğrafyasına(yapısı)  göre  arazinin  % 60 ‘ ı   dağlık , % 30 ‘ u  ova ,% 10 ‘ u  engebeli  ve  dalgalı arazidir. Arazinin  % 30 ‘ u  tarla , % 60 ‘ ı orman .% 10 ‘ u  meyve  ve  sebze  arazisidir. 400  dönüm  kadar  da  kayalık  arazi  mevcuttur.

 

1995  Yılında   Kasaba  topraklarının  tapu ve  kadastrosu yapılmıştır.Kasaba  topraklarının  genişliği  5687  dönüm  olmak  üzere  1929 parseldir. Bunun  98  parseli  ve  402  dönümü  hazineye  aittir.Geri  kalan  topraklar  Kasaba  sakinlerinindir.Belde  arazisinin  %40’ı  orta  diklikte,%30’u  çok  dik  ve  kalan  kısım  ise  düzlüktür.Arazi  sınırları  içinde  Kelkit  Irmağına  dik  yönde uzanan  birkaç  dağ  serisi  bulunur.Bunlardan  batı da  Karameşe,güneyde  Çiğdemli,  Güneybatıda  ise  Kuşburnu  dağı  kasabayı  üç  yandan  kuşatır.Diğer  dağlar  ise  Ziyaret,Beyazsu,Susuzgüneyi,Kuyutaşı,Sivri  ve  Ballıgüney  dağları  beldenin  doğal  sınırlarını  oluşturur.

En  geniş  ovaları  Kelkit  vadisi  içinde  doğu-batı  doğrultulu “Menekşeli” ve  onu  dikine  kesen  “Yazı” adlı  ovalardır.Yine  Ernek  yaylası da  önemli  bir  düzlük  ve  otlaktır.

C) Yeryüzü Yapısı ve Oluşumu: Söğütlü yerleşmesi  1385-1370 mt kotları arasında,Kelkit vadisinin üst başında,Çambaşı suyunun ağız kısmında,  düz bir alanda kuruludur.Söğütlü’nün doğusunda mera alanları,güneybatı bölümünde ise orman kalıntıları mevcuttur.

Birbirine  doğru  eğilmiş  olan  çöküntülerin  kuzey  ve  güneyinde ,doğu–batı  doğrultulu dağlık  alanlar uzar.Kuzey  Anadolu  fayının  Erzincan  kırığı  deprem  ürettiğinde  Gümüşhane  sınırları  içindeen  çok Söğütlü’yü etkilemektedir.İnceleme alanında üç değişik birim mostra vermektedir.Bu birimler liyasal yaşlı volkano-tortul seriler,yamaç molozları ve alüvyonlardır.

Volkano-tortul Seri : Arazinin tamamına yakın kesiminde yüzeylenen birim andezit,bazalt ve anglomera içermektedir.Volkanizmanın yavaşladığı zamanlarda ara katkılı olarak kiltaşı,kumtaşı ve kırmızı renkli kireçtaşları oluşmuştur.Volkanitler daha çok koyu renkli orta ve yer yer ileri derecede ayrışmış olup oldukça kırıklı ve çatlaklıdır.Kırmızı renkli kireçtaşları inceleme alanının güneybatısında adeseler halinde bulunmaktadır.Yamaç Molozu : Vokano-sedimanter kayaçlardan kopan parçaların yamaç eteklerinde depolanması ile oluşur.Çakıl,kum,silt ve özellikle kil karışımı egemendir.

Alüvyonlar Söğütlü ve Kelkit çayları boyunca sağ ve sol sahillerde depolanan alüvyonlar genişçe bir alana yayılmıştır.Çakıl,kum,silt ve kil karışımından oluşan birimin üzerinde  yaklaşık 1 metre kadar bitkisel toprak ve 1-2 metre kil tabakası bulunmaktadır.Kelkit Çayında açılan sondaj kuyularından alüvyon kalınlığının çok değişken (12-60 mt.) olduğu gözlemlenmiştir.Söğütlü deresinin oluşturduğu alüvyon kalınlığı daha azdır.Söğütlü Belediyesinin kuzeyinde Kelkit Çayının oluşturduğu alüvyonlar,yerleşim açısından,jeolojik yönden önemli alan olarak ortaya çıkmaktadır. Söğütlü arazisinde yüzeylenen birimler volkano-tortul seri,yamaç molozu ve alüvyonların çok büyük bir kısmı yapılaşmaya uygun alanlardır.Bu alanlarda yerleşim için jeolojik açıdan herhangi bir sıkıntı bulunmamaktadır.

Bu alanda yapılacak yapılaşmalarda mutlaka önlem alınmalı-drenaj çalışması,istinat duvarı,seyrek yapılaşma vb.gerekirse yeşil alan olarak değerlendirilmelidir.Kasabanın kuzeyinden geçen Kelkit Çayının meydana getirdiği taşkınları önlemek için ıslah çalışması yapılmalıdır.

 

Söğütlü’de 7269 sayılı Afet yasası kapsamında herhangi bir çalışma gerçekleştirilememiştir.Bu yasayla kapatılmış bir alan yoktur.Bakanlar kurulunun 08.04.1996 gün ve 96 / 8109 sayılı kararı ile kabul edilen “Türkiye Deprem Bölgeleri Haritası’na” göre inceleme alanı 1.Derece deprem bölgesindedir. Afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmeliğin ilgili maddelerine uyulması gerekmektedir.1939 Erzincan  depreminde  4  kişi ölmüş ;Derviş  Şahin,Güllü Meral, Gülhanım  Doğan  ve  Hurrem  Türkel. 1992  depreminde de  7  kişi  enkaz  altında  kalarak  vefat  etmiştir.Ölen şahıslar ; İsmail  Onuk , Mürsel  Onuk ,Mehmet  Koç , Süleyman  Kartal , İsmail  Nas , Hakkı  Türkel  ve  Mevlit  Türkel ve Derviş Arslan’dır.

D) Jeolojik Yapı:Kasabanın  yer  aldığı  havzanın  oluşumu  ve  gelişimi  oligosen  sonlarındaki  tektonik  hareketlerle  belirlenmeye  başlamış  neojen  ve  kuaterner  boyunca  iç  ve  dış  güçlerin  etkileriyle  devam  eden  bu  süreç  ile  bugünkü  durumunu  almıştır.Söğütlü  havzasının  yerkabuğu  evreleri  incelendiğinde  granitle  karışık  metomorfik  seri  ,  lias  ve  İkinci  zamana  ait  malm  flişleri ,kalker  mermer  serisi  en üst  jura-alt kretase ( tebeşir dönemi ) ,nümmilitik  ve  neojen ( yeni dönem ) tespit  edilmektedir.

Yöre  arazisinde  mesozoik (ikinci  dönem)  toprakoluşumu  çok  yaygındır.Ancak  yörenin  tipik  bir  özelliği   trias’ın  bulunmayışıdır.Yine sahada  çok  yaygın  olan   kalker-mermer  serisi Kelkit  çöküntü  alanının  iki  tarafındaki  yüksek  bölgelerde  oldukça    belirginleşmektedir. Bu  saha  volkanizma  bakımından da önemli  olaylara  sahne  olmuştur. Palazoikte (1.zaman )   etkili  olan  volkanizma,  mesozoikte (11.zaman )  bütün  hızıyla  devam  etmiştir. Yine  tektonik  ( yer kabuğu   değişiklikleri ) bakımdan  çeşitli  canlı  kırıkların  etkilediği  anlaşılmaktadır. En şiddetli  ve  sıkışık  kıvrımlar  eski  billurlu  şistler  serisi  içerisinde görülmektedir.

Granitle  bulunan  bu  şistlerin  varistik  dağ  oluşumu döneminde  kıvrıldığı  tahmin  edilmektedir. Havzanın  yeryüzü  şekilleri  oluşum  gelişimi de   oligosen  sonlarındaki  yer   kabuğu   hareketleriyle  belirlenmiştir.       Neojen  ve  kuaterner  boyunca  iç  ve  dış  güçlerin  etkileri  altında  devam eden  bu  süreç    ile  bugünkü  biçimini  almıştır. Kuzey  Anadolu  alp  kıvrımları  içerisinde  yer  alan  Kuzey  Anadolu  fay  ve  fay  zonunun  içinden  geçtiği  havza  aşınım  ve  dolgu  düzlükleri  dışında  olgun  ve  yarı  olgun  topografyanın  bulunmadığı  aksine  genç  yeryüzü  şekillerinin  gözlendiği  bir  yöredir.            

Söğütlü  sınırları  içinde  yer  alan  Kuyutaşı  denen  dağ  zirvesindeki  büyük  taş  kütlesi  incelendiğinde  morenlerden  oluştuğu  görülecektir.Bu  taş  kütlesinin  buzul  çağından  kaldığını  düşünmek  yerinde  olacaktır. Yine  bu  taşlar  üzerine  yapılan  işaretler  ve  taşa  kazılmış  büyük  bir  kuyu  incelendiği taktirde  yörenin  tarihinin  aydınlatılmasına  yardımcı  olacağı  muhakkaktır.

 

Kale ( Gala )  mevkiinde  sert  kireçtaşı  cinsinde  beyaz  ve  yumuşak  bir  taş  çıkarılmakta  ve  cami-minare ve duvar  işçiliğinde  kullanılmaktadır. Fakat  daha  yaygın  alanlarda  kullanılmayı  beklemektedir. Yörede  linyit  kömürü  olması  muhtemeldir. Ancak  el  emeğiyle  yapılan  kazılar  sonuçvermemiştir.Daha teknik  araştırma  yapılması  gerekmektedir.

          E) Toprak Yapısı ve Bitki Örtüsü:Söğütlü  dahil 3518 dekar arazinin bir bölümü kuru ve sulu tarım arazisi,bir bölümü de orman ve yerleşim arazisidir.Bu arazinin 77 dekarı bahçe kullanımlı tarım arazisi, 827 dekarı sulu tarım arazisi,563 dekarı, kuru tarım arazisi,333 dekarı mera arazisi, 593 dekarı fundalık arazi,,426 dekarı yerleşim arazisi, 200 dekarı ırmak yatağı arazisidir.Buna göre 627 dekar sulu tarım,77 dekar bahçe kullanımlı tarım arazisi,tarım dışı amaçla kullanılamaz.626 dekar yerleşim yeri ve ırmak yatağı arazisi ile 563 dekar kuru tarım arazisi,tarım dışı amaçla kullanılabilir.

          1) Toprak  Yapısı:Araştırma  sahasında  zonal  ve  azonal   topraklardan  kahverengi  topraklar  oldukça  yaygındır.Bu toprakların  oluşumu  için  gerekli  sıcaklık  ortalamaları  7-8  santigrat  derecedir. Yağış  ortalamaları  ise  300-400  mm’dir.Ayrıca  bitki  örtüsünün  bozkır  olması  gerekir ki;  bu  özellikler  saha  şartlarına  uymaktadır.Akarsuların  oluşturduğu  alüvyol  topraklar  Kelkit  Çayı  ve  kolları  boyunca  görülmektedir. Bu  topraklarda  özellikle  söğüt  ve  kavak  ağacı  yetiştirilmektedir.İklim  özellikleri  bakımından  Doğu  Anadolu  ile  Karadeniz  bölgeleri  arasında  bir  geçiş  sahası  olan  bölgede  bitki  örtüsü  bakımından  benzer  özellikler  görmek  mümkündür.Söğütlü  arazisinin  toprakları  verimli  olmakla  birlikte  ekilebilen  alanlar  sınırlıdır.Eskiden  sarp  yamaçlardaki  tarlalar  dahi  ekilirken  son  yıllarda  bu   araziler  terkedilmiş  yalnızca  sulak  tarlalar  kullanılmaya  başlanmıştır. Bunun  nedeni  ekonomik  iyileşme , tarım ürünlerinin  yeterli  ücrete  sahip  olmaması ,iç  ve  dış  göçler ve  tarım da  makinalaşmadolayısıyla  mazot  fiyatının  yüksekliği  ve çift hayvanlarının ortadan kalkmasıdır.

2)Bitki  Örtüsü:Yörede  orman  tahribatı  sonucu  topraklar  çıplaklaşmış ,seyrek  olarak  çam  kümeleri ve  maki  tipi  palut  denilen  odun  gurupları  kalmıştır.Ormanlar  yükseklerde  kendini  koruyabilmiş, çayır  alanlar  belirmiştir.

Kelkit  İlçesinde  en  fazla  orman  ve  çam  ağacının  olduğu  yer  Söğütlüdür. Ancak  hastalık  nedeniyle  neredeyse  çamların  % 30 ‘ kurumuştur. Bu  konuda  yöneticilerin  acil  önlem  alması  gerekmektedir.Ayrıca  bitki  türlerinin  tamamen  yok  edildiği  meraların  ağaçlandırılması  gerekmektedir.Yöre ormanları orman işletmesinin denetimine alınmıştır.Orman  varlığı  bakımından  kıt  olan  yörede  Sarıçam,Meşe,Ardıç Pelit ( Palut ) , Kavak ,ağaçları yoğun şekilde bulunmaktadır. Yörede kısa süreli bitkilere ve orman kümelerin yer alır.Özellikle mevcut orman kalıntılarından daha önce bölgede zengin bir orman örtüsünün varlığını anlamak mümkün olmaktadır.Söğütlü Merkezinde bitki örtüsü olarak çay boyunca Kavak ve Söğüt ağacının çokluğu dikkati çeker.Yerleşmenin güney ve güneybatı yamaçlarında kısa bodur (palut:pelit) ağaçlarından oluşan bir bitki örtüsü yer alır.Doğusunda ise otlak arazi bulunur.

F) İklim  özellikleri :Söğütlü coğrafi olarak Doğu Karadeniz bölgesi içinde yer almasına rağmen iklim özellikleri bakımından bu bölgeden ayrı özellikler taşımaktadır. Ot  türleri  bakımından  zengindir.Bunlar  Keven ( Geven ) ,Isırgan   (İstirgan) ,Yaban  Gülü ( Kuşburnu ) . Hulus , Kuzu  Kulağı ,Böğürtlen (Böğürtlek) , Yağlıca, Kahmut , Goçgoç , Livinç bulunur.

          Sürekli rüzgar yönü kuzeybatı olmakta ve karasal iklim hüküm sürmektedir.Doğu Anadolu  Karasal  iklimi  ile  Doğu  Karadeniz’in  ılıman  yağışlı  iklimi  arasında  bir  geçiş  sahasıdır. Burada  görülen         iklim  şartları  daha  çok  Doğu  Anadolu  Bölgesinde  görülen  iklim  şartlarına  yaklaşmıştır. Bu bölgeden  farkı kontinentalite’nin  şiddetli  olmayışıdır.

           Nitekim  Kasabanın  bulunduğu  vadinin  iklimi  Doğu  Anadolu  karasal  ikliminin  en  fazla  yağışı  kışın  alan , yaz  yağışları  çok  az  olan ,yaz  ile  kış  arasındaki  sıcaklık farkı  çok  kuvvetli  olan  “ Yazı  Kurak  Tip”  sınıfındandır.

Yörede  en  sıcak  ay  Temmuz  ortalaması  18.7 ; ile  en  soğuk  ay  Ocak   ortalaması  -6.9   arasındaki  sıcaklık  farkının  25.6   santigrat  derece  olduğu  tespit  edilmiştir. Yıllık  yağış  tutarı      354,2  mm; yağış  tutarının   sadece  88  mm’si Ağustos  ayında  düşmektedir.

Yörenin  denizden  uzak  oluşu , kuzeydeki  sıradağların  bu  alanı  kapatması   ve  yükseltinin  fazla  oluşu  karasal  iklime  neden  olmuştur. Sonbahar  ortalarından  İlkbaharın  yarısına  kadar  Sibirya üzerinden gelen  karasal  polar kütlelerinin etkisinde kalmaktadır.Bunun sonucu   ise  kışlar  sert  ve  uzun  geçerken  kar  yağışı  boldur. İlkbaharda karların erimesi ile dağlar,tepeler ve platolar yeşil bir bitki örtüsü ile kaplanır.Ama bu yeşillik uzun süre kalamaz.Yazın gelmesi ve sıcaklık artışıyla kuruyan bitki örtüsü bozkır görüntüsünü ortaya çıkarır.

Söğütlü’nün platosu yani yaylası “Ernek” Doğu Karadeniz yöresinin en güzel yaylalarından biridir.Kasabada yaylacılık faaliyeti,hayvancılık amaçlı olması yanında dinlenme gayesiyle yapılmaktadır.

Söğütlü  Kelkit  vadisi  içinde  yer  aldığı  için  hem  Doğu  Karadeniz  hem de  Doğu  Anadolu  bölgesinin  karakteristik  iklim  özelliğini  taşımaktadır. Özellikle  İlkbaharda  bol  yağış  almaktadır. Kışları  çok  sert  geçen  bir  iklim  özelliğine sahiptir.Kışın  yağan  karlar  uzun  süre  erimediğinden  ilkbaharın  gelişiyle  birlikte  havaların  ısınmasıyla  eriyen  kar  suları  sonucu  seller  meydana  gelmektedir.

          Söğütlü  Kasabasında  yazlar  sıcak , kışları  çok  soğuk   geçmektedir.Yağışlar  ilkbaharda  özellikle  yağmur  olarak  meydana  gelmektedir.Kışları  ise  yağış  kar şeklinde düşmektedir.Yağışların  büyük  bir  çoğunluğu ( yıllık  yağışın  ¾  ü )  kış  ve  ilkbahar  aylarına  toplanmaktadır.Yıllık  yağışın  % 36’ sı  kış. , % 41 ‘ i  ise  ilkbahar  aylarında  yağmaktadır.Yaz  aylarında  zaman  zaman  sağanak  halinde  yağan  yağmurlar  kasabaya  çok  zarar  verebilmektedir.Özellikle  taşkınlar  meydana  getiren  sel  suları tarım  ürünlerini  ve  ekinleri  tahrip  etmektedir.

  

          Bu  zararları  önlemek  için  Kasaba  içinden  geçen  Ernek  Çayı  kenarlarına 1990 sonrası  yüksekçe  duvarlar  örülmüş (1 km) ancak  bu  taş  duvarlar  Kelkit  Çayına  kadar  ulaştırılmadığı  için  tarım  alanları  zarardan  kurtulamamıştır. Orman  alanlarının  inşaatçılık  ve  yakacak  alanında  kullanımı  nedeniyle  tahribi,  sellerin  en  önemli  nedenidir. 

          Araştırma  sahasına  en  yakın  Kelkit  Meteoroloji  İstasyonu’nun  36  yılık  verilerine  göre :(1954-1990) “Yıllık  ortalama  sıcaklık”  06.9  santigrat derecedir.Aylık ortalama  sıcaklık  değerleri  ise  -6.9 santigrat  derece (Ocak)  ile  18.7  santigrat  derece (Temmuz) arasında  değişmektedir.Ağustos  ayında  ortalama  sıcaklık  18.2 santigrat  derecedir.Ağustos          ayından  itibaren  sıcaklık  düşmeye  başlar ve  Aralık  ayında  -3.2  santigrat dereceye  geriler.Bu  durumda  yaz aylarının (Haziran-Temmuz-Ağustos) ortalama  sıcaklığı 17.3  santigrat derece  iken,kış  aylarında  ortalama  sıcaklık (Aralık-Ocak-Şubat) –4.9 santigrat  derece  olarak  gerçekleşmektedir.Ortalama  yüksek  ve  ortalama  düşük  sıcaklıkların  yıl  içindeki  gidiş  ortalaması  sıcaklık  eğrisiyle  paralellik  göstermektedir. Bu  değerler  Ocak’tan  başlayarak  Temmuz’a  kadar  sürekli  yükselmekte  Ağustos’tan  Aralık  ayına  kadar  ise  sürekli  düşmektedir. 

Ortalama  düşük  sıcaklıklar , aylara  göre  incelendiğinde   yılın  beş  ayında ( Kasım –2,4 0C , Aralık –8,10 C  ,Ocak –13 0 C  ,Şubat –10 ,9 0 C ,Mart –3,7  0 C ) sıcaklığın  sıfır derecenin  altında            olduğu  görülür.

 “ Ortalama  Eksterm  Sıcaklık “  değerlerinin  yıl  içindeki  dağılış  durumu  incelendiğinde ise  yüksek  sıcaklıkların  12 0  C ‘nin  üzerinde  olduğu  görülür. En sıcak  üst  değere  Ağustos’ta  rastlanmıştır. En düşük  sıcaklık  değeri          ise  

 

Temmuz  ve  Ağustos  ayları  hariç  sıcaklık  0'C  ‘ nin altındadır.En  düşük  değerler  ise   -33.5 0 C ( 1990  yıl )  Ocak  ayına  aittir.

1) Yağışlar: Kelkit  Meteoroloji  istasyonunun  36  yıllık   ( 1954-1990 ) verilerine  göre  yıllık    ortalama  yağış  miktarı  354.2  mm’ dir.Yıllık  yağış  ortalamalarının  aylara  göre         dağılımı  incelendiğinde  yağışların  çok  düzensiz  olduğu  görülür.En  fazla yağış , gecikmiş  cephe  ile  konveksiyonel  faaliyetlerin  en  güçlü  olduğu                         Mayıs  ayında ( 52.9 mm) görülmektedir.En  az  yağış  ise  Ağustos  ayında  ( 8.8  mm) görülmektedir. Daha  sonra  hızla  azalarak  Ağustos  ayında  en  düşük  değere  inmektedir.Yağışların  mevsimlere  göre  dağılımı  incelendiğinde           en  fazla  yağışın  İlkbahar ( % 39.2 ) mevsiminde  düştüğü  görülür. Bu  mevsimi  Sonbahar ( % 22.8 )  ve  Kış ( % 19.4 ) mevsimi  izlemektedir. En az  yağış  ise  yaz  mevsiminde ( % 18.4 ) düşer.Bu  özelliği  ile  “ Karasal yağış  rejiminin  Doğu  Anadolu  tipine “  benzemektedir.Kelkit  meteoroloji  istasyonu  verilerine  göre  sahada  yılık  ortalama yağışlı  gün  sayısı  66.6 ‘ dır. Yörede  Şubat  ayında  5.1  gün  olan  yağışlı  gün  sayısı  hızla  artarak  Mayıs  ayında  9.5  güne  ulaşmaktadır.

Bu  aydan  sonra  hızla  azalan  yağışlı  gün  sayısı  Ağustos  ayında  1.8  güne  düşmektedir. Sonbaharda  ise  en  fazla  yağışlı  günün  olduğu  ay  Kasım  ayıdır ( 5.7  gün ). İnceleme  sahasında  yıllık  ortalama  “Kar  yağışlı  gün “  sayısı  18.4  gün  olarak tespit  edilmiştir.Karla  örtülü  gün  sayısı  çok  daha  fazla  olup  79.5  günü         bulmaktadır. Kar  yağışları  Ekim  ayı  sonu  ile  Nisan  ayı  başında  gerçekleşir.

Yayla  Yolu  ve  aşağı  Mahalle.Foto:Selahattin  Türkel

Bu  devrede  en  az  kar  yağışı  0.2  günle  Ekim  ayında , en  fazla  kar yağışı  ise  4.7  günle  Ocak  ayında  görülür.          Araştırma  sahasının  güneşlenme  durumu  ise  Ortalama  olarak  yılın  63.8  günü( % 17.5 )  açık , 233.5  günü ( % 64 )  bulutlu  ve  68  günü   (% 18.5 )  kapalı  geçmektedir.

Yıllık  Yağış

Aylar             Rasat Sür/ Ort.Kar.Ört.Gün Say / En Yük.Kar.Ört.Kalın.(cm)

Ocak                         33                                20                                40

Şubat                         33                                18                                30

Mart                          33                                -                                  -

Nisan                         33                                -                                  -

Mayıs            33                                -                                  -

Haziran                      33                                -                                  -

Temmuz                    33                                -                                  -

Ağustos                     33                                -                                  -

Eylül                          33                                3                                  2

Ekim                          33                                8                                  5

Kasım                        33                                10                                1

Aralık             33                                15                                20

          2) Basınç  ve  Rüzgarlar:Yerinde  yapılan  anket  ve  mülakat  sonuçlarına  göre, araştırma  sahasında kuzeyden  ve  güneyden  esen  rüzgarlar  etkilidir. Doğu  ve  batı  ikinci  ve  üçüncü  takım  rüzgar  yönünü  oluşturmaktadır.Sahanın  doğu  ve  batısında yüksek dağların  olması  rüzgarın çok etkili  esmesini  engellemektedir.

          Araştırma  sahasında  “donlu   günler”  Eylül  ayında  başlamakta  ve  Haziran  ayına kadar sürmektedir. Yörede  don olayının  %92’lik  bölümü  kış  mevsiminde  görülmektedir. Bu durum ilkbaharda da  azalarak  devam  etmektedir. Don olayı sonbaharda da meydana  gelmektedir. Bu  sahada  don  olayı Mayıs, Haziran ve Eylül aylarındaki  tarımsal çalışmaları olumsuz yönde etkilemektedir. Rasat sonuçlarına göre yıllık donlu günler sayısı 143.3 gündür.